SİNEMA TV

TV KLİP

TEKNOLOJİ

PARA KAZAN

HABER

SPOR



SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!





Hollanda’da zafer Rossi’nin

1/7/2007

MotoGP’de sezonun 9. yarışı olan Hollanda Grand Prix’sini Yamaha pilotu Valentino Rossi kazandı


Yamaha pilotu Valentino Rossi, MotoGP'de bu sezonki 3. zaferini Hollanda'da elde etti.

 

Sıralama turlarında kötü bir performans sergileyen ve yarışa 11. sırada başlayan Rossi, Hollanda GP'sini Ducati pilotu Casey Stoner'ın önünde birinci olarak tamamladı. Yarışta üçüncü sırayı ise Honda'dan Nicky Hayden elde etti.

 

Bu sezon daha önce İspanya ve İtalya'da ilk sırayı alan Rossi, 3. birinciliğini Hollanda'da kazanmış oldu.

VERMEULEN KAZA YAPTI

Sıralama turlarında birinci olan ve yarışa ilk cepten başlayan Avustralyalı Chris Vermeulen, bir şanssızlık sonucu Fransız Randy de Puniet ile çarpışınca yarışı 16. sırada tamamlayabildi.     

 
STONER GENEL KLASMANDA LİDERLİĞİNİ SÜRDÜRÜYOR

Puan durumunda ilk 3 sıradaki isimlerde değişiklik olmadı. Avustralyalı Casey Stoner, 185 puanla liderliğini korudu. 164 puanla Rossi 2. sırada, 119 puanla da İspanyol Dani Pedrosa üçüncü sırada yer aldı.     

 

Toplam 18 yarış bulunan sezonun 10. ayağı Almanya Grand Prix'si, 15 Temmuz Pazar günü yapılacak.     

 
 Pilot Ülke Marka Süre
 1.Valentino Rossi İtalya Yamaha 42.37.149
 2.Casey Stoner Avustralya Ducati 42.39.058
 3.Nicky Hayden ABD Honda 42.43.226
 4.Dani Pedrosa İspanya Honda 42.47.614
 5.John Hopkins ABD Suzuki 42.50.287
 6.Colin Edwards ABD Yamaha 42.52.288
 7.Alex Barros Brezilya Ducati 43.13.224
 8.Alex Hofmann Almanya Ducati 43.18.917
 9.Anthony West Avustralya Kawasaki 43.20.754
 10.Marco Melandri İtalya Honda 43.20.945
 11.Carlos Checa İspanya Honda 43.20.975
 12.Shinya Nakano Japonya Honda 43.25.045
 13.Makoto Tamada Japonya Yamaha 43.31.217
 14.Sylvain Guintoli Fransız Yamaha 43.34.867
 15.Kurtis Roberts ABD KR212V 44.05.786

İstanbul Kumburgaz Plajda 'Vatoz' paniği!

1/7/2007


        İstanbul Kumburgaz'daki halk plajının sığ bir noktasından dün denize giren Ülkü Düzkeçili (42) bir cismin üzerine bastıktan sonra ayağında büyük acı hissetti.
      Dibe baktığında bir vatoz balığının uzaklaşmakta olduğunu gördü. Ayağı kanayan Ülkü Düzkeçili sahile çıktı ve kumların üzerine yığıldı.
     
      Vatozun zehiri öldürüyor
      Büyükçekmece Kolan Hastanesi'ne kaldırılan Ülkü Düzkeçili tedavi altına alındı. Avustralyalı ünlü timsah avcısı Steve Irwin'i geçen yıl eylülde ülkesinde yaptığı bir dalışta vatoz göğsünden sokmuştu. Zehire bağlı şoka giren Irwin ölmüştü.
     
      VATOZ BALIĞI
      Vatoz genellikle derinlerde kuma gömülü olarak yaşar. Bir tehlike hissettiğinde kuyruğundaki zehirli iğneyi batırarak kendini korur. Boyu 1 metreyi, ağırlığı 50 kiloyu bulan vatozlar var. Vatozun zehiri ölümcül.

Zenginler AK Parti'ye gitti; bize garip gureba kaldı

1/7/2007


Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, 77 yaşında. Ancak enerjisiyle gençlere taş çıkartıyor. Esnaf ziyaretlerinden toplantılara, televizyon programlarından mitinglere kadar yoğun bir koşuşturma içerisinde. 
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, mazot tartışmasına farklı bir yaklaşımla katıldı: "Mazot 1 YTL olacak vaadi, oyalama taktiği. Bu, IMF ile ilişkiler kesilmeden mümkün değil." Kutan, ülkenin zenginliklerinin de haraç mezat satıldığı görüşünd

"Şimdiki gençler 5-6 saatlik karayolu ile yolculuk yaptıklarında bitkin hale geliyor. Ben hiç etkilenmiyorum." diyor. Kutan, kendi içlerinden ayrılan talebelerinin 4,5 yıllık iktidarından ise memnun değil. "Allah razı olsun diyecek bir icraatları aklıma gelmiyor." cümlesi ona ait. Kutan, barajı geçeceklerinden emin. Şartlarda mutabık kalınması halinde tüm partilerle koalisyon yapabileceklerini söylüyor. Seçim kampanyasını kısıtlı imkanlarla yürüttüklerinden yakınırken, elinde sonsuz para imkanı olan diğer partilerle eşit şartlarda yarışamadıklarını ifade ediyor. Kutan, "Bizde kuruş kuruş harcanıyor. Mali gücü iyi olanların çoğu ayrılarak AK Parti'ye gitti. Bize garip gureba, fakir fukara kaldı." diye ekliyor.

Yabancı sermaye ülkeyi soyuyor

Saadet Partisi Genel Başkanı Kutan, Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloyu üç cümle ile özetliyor: "Ekonomik yıkım, dış politika faciası, milli-manevi ve ahlaki değerlerde tahribat." Türkiye'nin hiçbir dönemde bu kadar kötü duruma düşmediği görüşünde. Ona göre Türkiye parçalanma yolunda. Ekonomik bakımdan bir çöküntüyle karşı karşıya. Milli ve manevi değerlerimiz yok olmak üzere. Bugüne kadar uygulanan politikalarla da Türkiye'nin ayağa kalkması mümkün değil.

Kutan, hükümetin 'ekonomik olarak büyüdük' iddiasına katılmıyor. "Hükümetin bir ekonomi politikası yok. Ecevit tarafından 2001 yılında başlatılan stand-by antlaşması devam ediyor." diyor. Enflasyonun düşmesini IMF'nin isteğiyle işçiye, memura, zam verilmemesi sebebiyle azalan talebe bağlıyor. Yabancı sermayeyi faize yatırım yaptığı gerekçesiyle zararlı gören Kutan, şöyle devam ediyor: "Bir yılda yüzde 80'lere varan faiz kazanıyorlar. Dünyada böyle bir soygun yok. 80 milyar dolar para karşılığında 25 milyar dolar faize gitti. İhracat patladı diye övünüyorlar, ithalatın patlamasından söz etmiyorlar. Dış ticaret açığı 52 milyar dolara çıktı. İç ve dış borçların toplamı 404 milyar dolar civarında. Türkiye'nin bir yıllık geliri 400 milyar. Bu rakamlara göre Türkiye iflasın eşiğinde." Kutan, yabancı sermaye düşmanı olmadıklarının da altını çiziyor: "Teknoloji getirerek yeni istihdamlar oluşturursa başımızın üstünde yeri var."

Kutan, partilerin mazotu 1 YTL'ye indirme sözlerini oyalama taktiği olarak görüyor. Kutan'a göre tek çözüm IMF ile olan ilişkilerin kesilmesi. IMF'den kurtulmadıktan sonra mazotun 1 YTL'ye satılması zor. Saadet Partisi lideri, hükümetin özelleştirme politikasını da sert bir dille eleştiriyor: "Bazı fabrikalar, hurda fiyatına satıldı. Burada bir art niyet aramıyorum; ama basiretsizlik var. Özelleştirme adı altında mallarımız haraç mezat satıldı."

En büyük gücümüz hanımlarımız

Kutan, medyada kendilerine yer verilmemesine rağmen kadın kolları tarafından ev ev dolaşılarak kampanyalarını sürdürdüklerini belirtiyor. Kutan, "Meydanlarda bir sürü insan toplanıyor. Konuşmaları dinliyor; ama ikna olup olmadığını bilemiyorsun. Söylenen sözler havada uçup gidiyor. Esas etkili olan bir vatandaşla karşı karşıya gelip elini sıkarak göz göze gelmek. Bu da ev ziyaretleri ile mümkün oluyor." diyor. Kutan, kendilerini yüzde 1 gösteren anketlere ise tepkili: "Yahu bizim sadece kayıtlı üyemiz tek başına yüzde 5 yapıyor. Eşini de yanına alırsa bunun toplamı yüzde 10 yapar. Bunu tutar da yüzde 1 diye gösterirsen sana kimse inanmaz. Bu kadar kasıtlı, bu kadar kuyruklu yalanı anlamak mümkün değil."

Taban, Erbakan hocaya üzüldü

Kutan, Necmettin Erbakan'ın Konya'dan milletvekilliği başvurusunun kabul edilmemesinin partilileri hem üzdüğünü hem de daha çok çalışma konusunda kamçıladığını belirtiyor. Erbakan'ın, İstanbul, Bursa, Konya, Trabzon ve Muş mitinglerine katılacağını aktarırken bunun büyük bir fedakarlık olduğuna işaret ediyor. Kutan, AK Parti hükümetindeki arkadaşlarının danışma, istişare etme gibi bir alışkanlıklarının olmadığı eleştirisinde bulunuyor. "Göreve geleli 4,5 yıl oldu. AK Parti'den bir Allah'ın kulu bize gelip şu fevkalade tehlikeli ülke meseleleri hakkında 'Yahu ne diyorsunuz, bize ne tavsiye ediyorsunuz?' demedi. Sadece bize değil, Erbakan hocaya da danışmadılar." diyor.

Saadet lideri, hükümete cumhurbaşkanlığı seçiminde diyalog çağrısında bulunuyor. Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi dolmasına rağmen hâlâ Köşk'te olmasının sorumlusunun AK Parti olduğunu savunuyor.

Rüştü, Beşiktaşlı oldu

17/6/2007

Beşiktaş, Fenerbahçe'nin iki sürpriz ismini transfer ederek sessizliğini bozdu. Beşiktaşlı yönetici Celal Kolot, Fenerbahçe ile sorunları bulunan kaleci Rüştü ve Mehmet Yozgatlı ile 3"er yıllık mukavele imzaladıklarını açıkladı.

Rüştü Antalyaspor'dan, Mehmet Yozgatlı ise Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye transfer olmuştu. Her iki futbolcu da Fenerbahçe'de büyük başarılara imza attı. Ancak pahalı transferler yapılınca her ikisi de gözden düştü. Tuncay'ın İngiltere'ye, Serkan'nı Trabzonspor'a transferinin ardından Milli Takım'da geçirdiği ağır sakatlık sonucu kulübeye mahkum olan kaleci Rüştü ile Mehmet Yozgatlı da Beşiktaş ile anlaştı.

Beşiktaşlı yönetici Celal Kolot, Rüştü ve Mehmet Yozgatlı ile 3'er yıllık mukavele imzaladıklarını belirterek, her iki futbolcunun bonservislerinin elinde olması nedeniyle Fenerbahçe'ye herhangi bir ödeme yapılmayacağını belirtti. Kolot, Rüştü'nün yılda 1 milyon 100 bin dolar, Mehmet Yozgatlı'nın ise 900 bin dolar alacağını kaydetti.

Batı Şeria'da gövde gösterisi

16/6/2007

Rakip Filistinli gruplar arasındaki çatışma Gazze Şeridi'nden sonra Batı Şeria'ya da yayılıyor. Silahlı El Fetih üyeleri Ramallah'ta bulunan Hamas kontrolündeki Filistin meclisini bastı.

Ramallah'taki BBC muhabiri, havaya ateş ederek kentte dolaşan El Fetih militanlarının, meclisin yanısıra Hamas'a bağlı eğitim bakanlığına da saldırdığını aktarıyor.

Gelen haberlere göre Hamas üyesi Nasır el Şair'e bağlı bakanlık binası yağmalandı ve tahrip edildi. Ancak kimseye bir zarar gelmediği bildiriliyor.

Hamas milletvekillerinin çoğunlukta olduğu meclis binasında ise El Fetih'in baskını sırasında militanları durdurmak isteyen meclis başkan yardımcısı Hasan Hureyşi, dövüldüğünü söyledi.

BBC'nin sorularını yanıtlayan Hureyşi, El Fetih bayrağını meclise asmak isteyen silahlı kişileri durdurmak isteyince kaba kuvvet kullandıklarını anlattı.

Ramallah'ın yanısıra gene Batı Şeria'da yer alan Nablus kentinde Hamas'ın kontrolündeki belediye meclisinin de El Fetih'e bağlı silahlı kişilerce basıldığı bildirildi. Olayda ölen ya da yaralanan yok.

Gazze'de görece sükunet

Gazze Şeridi'ndeyse, 100'ü aşkın kişinin ölümüne yol açan çatışmalar ardından bölgede kontrolü ele geçiren İslamcı Hamas örgütü 7 adamını geçen perşembeye kadar El Fetih'e bağlı olan bir tesiste ölü olarak bulduğunu açıkladı.

Hamas, rehin alındıktan sonra El Fetih tarafından öldürüldüklerini söylüyor.

Bunun haricinde bütün bir haftayı çatışmayla geçiren Gazze'de durumun bugün daha sakin olduğu bildiriliyor.

El Fetih'in ve Filistin Özerk Yönetimi'nin Başkanı olan Mahmud Abbas, Hamas'la ve bağımsızlarla birlikte kurduğu ulusal birlik hükümetini perşembe akşamı feshettiğini ilan etmişti.

Hamas lideri İsmail Hanya'yı görevden alan Mahmud Abbas, yerine geçici olarak bağımsız bir siyasetçi olan Salam Fayyad'ı atadı ve yemin töreninin cumartesi günü gerçekleşmesi planlanıyor.



ABD'den yaptırımları kaldırma sinyali

Ancak Hamas yetkilileri, Mahmud Abbas'ın hükümeti feshetme kararını reddediyorlar.

Abbas'ın yasadışı bir karar aldığını söylemekle birlikte, Hamas'tan diyalog sinyalleri de geliyor.

Hamas'ın Suriye'de sürgünde yaşayan lideri Halid Meşal, Hamas ve El Fetih'in birlikte çalışması gerektiği çağrısını yaptı.

Kahire'de bir araya gelen Arap Birliği ülkelerinin dışişleri bakanları, tarafları uzlaşmaya çağırarak, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın otoritesine saygı gösterilmesini istediler.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Suud el Faysal, Arap ülkelerinin Filstin topraklarında yaşananlardan büyük üzüntü duyduğunu söyledi.

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri'nin Hamas'ın dahil olduğu Filistin hükümetine uygulanan ekonomik yaptırımları, Mahmud Abbas'ın atadığı Salam Fayyad liderliğindeki Hamas'sız bir hükümete kaldırmayı düşündüğünün işaretleri alındı.

Mahmud Abbas Ramallah'ta Amerikalı diplomat Jacob Walles ile görüştükten sonra, Abbas'ın danışmanları mali yaptırımların yeni kabine kurulur kurulmaz kaldırılmasını beklediklerini söylediler.

 
 

Parayı ödeyince kim fahişe kim değil öğrendiler!

16/6/2007

‘Fahişe’ sözüne 3 bin YTL ‘uzlaşma tazminatı’ ödedi

 


 ERZURUM'da durakta otobüs bekleyen üniversiteli iki kız öğrenciyi otomobillerine davet eden, ancak bu kabul edilmeyince de ‘Fahişe” diyerek hakaret eden 4 genç, 3 bin YTL uzlaşma tazminatı ödeyince yargılanmaktan kurtuldu.

Mahkeme, ‘uzlaşmaya tabi suç’ kapsamındaki dava dosyasını düşürdü.

Olay, 11 Mart 2007 tarihinde Atatürk Üniversitesi Kampusu'nda meydana geldi. Atatürk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü son sınıf öğrencileri C.S. ile Ö. Ö., saat 18.30 sıralarında Dadaşkent Semti'ne gitmek için durakta otobüs beklerken yanlarına gelen 24 yaşındaki Ertuğrul Ocak'ın kullandığı 25 FD 950 plakalı otomobildeki gençler laf atmaya başladı.

Otomobilde bulunan 24 yaşındaki Hicabi Çobanoğlu, iddiaya göre durakta bekleyen 2 üniversiteli kıza, “İyi akşamlar. Takılalım mı? Siz üniversitenin fahişelerisiniz” dedi. C.S.'nin, “Akşam akşam bizi uğraştırmayın. Defolun gidin” uyarısı üzerine Hicabi Çobanoğlu, sinirlendi. Otomobilden inen Çobanoğlu, Ö.Ö.'nün ayaklarına bir kaç tekme savurdu. Öğrencilerin şikayeti üzerine, otomobildeki Hicabi Çobanoğlu, Ertuğrul Ocak, 22 yaşındaki Metin Burak ve 23 yaşındaki Hikmet Yiğiter yakalandı. Polisteki sorgularının ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan 4 kişiden Hicabi Çobanoğlu, tutuklanarak cezaevine konulurken, diğerleri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

1'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nde ‘sözle cinsel taciz’ ve ‘hakaret’ suçlarından 3 arkadaşıyla birlikte 2'şer yıl hapis istemiyle yargılanan Hicabi Çobanoğlu, 20 Nisan'da görülen duruşmada C.S. ile Ö.Ö.'den özür diledi. Çobanoğlu, “O gün arkadaşlarla bira içtik. Ertuğrul'un otomobiliyle kampus içinden geçerken alkolün etkisiyle ne konuştuğumu bilmiyorum. Öğrenci arkadaşların ifadesi doğru olabilir. Arkadaşlardan özür diliyorum” dedi. Bunun üzerine mahkeme heyeti tutuklu Hicabi Çobanoğlu'nu samimi itirafları ve pişmanlığını göz önünde bulundurarak tutuksuz yargılanmak üzere tahliye etti.

CMUK İLE UZLAŞTILAR

Geçen pazartesi günü birkez daha hakim karşısına çıkan Hicabi Çobanoğlu, Metin Burak, Hikmet Yiğiter ve Ertuğrul Ocak'ın avukatları, mahkeme heyetinden suçun CMUK'un 253'üncü maddesi uyarınca ‘uzlaşmaya tabi suç’ kapsamına alınmasını istedi. Mahkeme heyetinin talebi kabul etmesi üzerine, Erzurum Barosu'nun görevlendirdiği avukat Necati Bölükbaşı, gençler arasında uzlaşmayı sağladı. Buna göre 4 genç, C.S. ve Ö.Ö.'ye 1500'er YTL olmak üzere toplam 3 bin YTL nakdi ‘uzlaşma tazminatı’ ödeyerek davanın düşmesini sağladı.
« Önceki :: Sonraki »

Blogcu ile yapıldı